Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Keçiboynuzu tarzı üretim…’

Merhabalar,

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Manisa’da sanayicilerle bir araya geldiği toplantıda altına imza atılacak bir cümle sarf etti. Dedi ki: “Yerelde başlayan üretim, yatırım, istihdam ve ihracat hamleleriyle şekillenecek ve yerel dinamiklerimizin gücüyle yükselmeye devam edecek.”

Ne güzel ifade değil mi? Fakat daha kısa süre önce Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden, İstanbul Sanayi Odası’ndan ve Ankara Sanayi Odası’ndan yükselen sesi duymadan söylenmiş bir söz.

Çok açık bir biçimde maliyetlerden, rekabet edememeye kadar bir çok konu dile getirildi, ama Bakan şimşek, İSO’da yüzüne söylenmesine rağmen onu bile duymamış, anlamamış gözüküyor.

Çünkü siz temelde reel ekonomiye inanmıyorsanız, inanmadığınızı da hareketlerinizde ve yaklaşımlarınızda belli ediyorsanız, insanların gönlünü hoş etmek için temenniler manzumesinden öteye gitmeden cümleler kullanmanız bir anlam ifade etmiyor.

Sürekli bir üretim talebi ve ihracat çağrısı içerisinde, bunu gerçekleştirecek olanların yaşadıkları koşulları görmezden gelerek, reel sektörde bir çok yatırımın, Mısır ya da Doğu Avrupa’ya neden kaydığını sorgulamayarak, ihracattaki aşırı değerli TL’nin sonuçlarını umursamayarak, TL maliyetlerinin anormal artışına rağmen, üretici enflasyonunu yok sayarak, ihracat gelirlerini zorla TL’ye çevirtip, kredi şartını buna bağlayarak ve kur riskini reel sektöre yıkarak samimi bir görüntü veremezsiniz.

Türkiye’nin üretime yaklaşımı keçiboynuzu kemirmek gibi. Keçiboynuzunun faydaları yok mu? Elbette var. Bağışıklık sistemine, metabolizmayı hızlandırmasına, kıymetli bir besin olmasına sözüm yok.

Ama sürekli keçiboynuzu kemirerek hayatta kalamazsınız. Türkiye’nin üretime yaklaşımı ise böyle. Enerjiden bahsediyorsunuz, sürekli üretimden söz ediliyor, ama yalıtım meselesi tüm çıplaklığıyla ve umursanmazlığıyla ortada duruyor.

Üretimden söz ediyorsunuz, ama koşullar, yani ekosistem buna uygun oluşturulmadığı gibi, finansmandan örneğin tarımda üreticiyi ithalatla terbiye etmeye kadar akla zarar işlere imza atıyorsunuz.

Yerel üretimden bahsediyorsunuz, ama yıllar geçmesine rağmen ve 21 senedir ülkeyi yönettiğiniz gerçeği ortada durmasına karşın, yerli tedarik oranının arttırılması için herhangi bir politika ortaya koymuyorsunuz.

İmalatın kıymetine atıfta bulunuyorsunuz, ama neyi niye ürettiğimizi sorgulamıyorsunuz. Türkiye çok iyi bir üretici ve bence dünyada imal edemeyeceği ürün yok gibi. Fakat temel sorunu ürettiği maldan para kazanamaması.

Burada bir tarafta vazgeçilmez olan hiç bir şeyi üretmemesi var, öte tarafta da bunu teşvik eden bir sistem kurgulanmamış. Şayet bir ülke fasonculuktan öteye gidemiyorsa, bunu da yurtdışından ithal ettiği aramalı ve hammadde ile yapıyorsa, ona üretmek değil, başkası hesabına işçilik yapmak denir.

Ne yazık ki tüm bunları sorgulamadığımız gibi sadece isteyen, ama sizden bir şey istenmesini hazmedemeyen bir yapı sergiliyor, ilk fiyat artırımlarında da ‘maliyeti yok say’ oynuyorsanız, fırsatçı suçlamalarıyla ortaya çıkıyorsanız ve aradan geçen bunca yıl içerisinde sanayi, işgücü ve tarım envanterlerinden yoksun şekildeyseniz, bir yol haritası oluşturmamışsanız, geriye sadece temenniler kalıyor.

Temenni ile üretim ekonomisine geçmek ise, günün sonunda keçiboynuzu kemirmeye benziyor. Bazı faydaları var, ama yaşamaya yetmiyor.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Zenginin parası züğürdün çenesi...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Zenginin parası züğürdün çenesi…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Bir garip fiyat önceliği...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Bir garip fiyat önceliği…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Profesyoneller yok olursa...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Profesyoneller yok olursa…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Açığın gölgesinde züğürt tesellisi...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Açığın gölgesinde züğürt tesellisi…’


Güncel haberler için bizi takipte kalmayı unutmayın!

Yorum yapın