Fabrizio Casaretto yazdı: Petrol halen siyah mı?

Merhabalar,

İşimden dolayı petrol hareketlerini yakından takip etmekteyim. Petrol veya yan ürünleri bazlı ham madde kullanan firmalar için takip son derece önemlidir, bunlar içerisinde kimyasal, boya, plastik, ambalaj, vs. gibi üretim yapanlar vardır. İşin içine elbet rafineriler, dökme toptan ticaret yapanlar ve benzin istasyonları da girebiliyor.

Aynı durum metaller (bakır, altın, gümüş, alüminyum, çinko, vs..) ve ham maddesinde borsaya kote başka ürünler kullanan şirketler (kumaş, şekerleme, vs.) için de pamuk ve şeker gibi sözleşmeler kullanılabilir, takip etmek ve Hedging mecburidir dünyadaki büyük firmaların yüz yılı aşkındır yaptıkları gibi, yoksa duvara toslanır.

Ülkemizde genelde Brent petrol referans alınıyor, coğrafyamızda en çok kullanılan sözleşme denilebilir, ancak unutmamak gerekir ki ABD bazlı WTI sözleşmeleri de mevcuttur. İki kontrat yüksek oranda pozitif koreledir ancak bazı dönemlerde özellikle arz-talep ve lojistik farklılıkların oluştuğu periyodlarda farklı yönde veya oranlarda hareket edebilirler, bunun belki en belirgin örneği Nisan 2020’de yaşanan fiyatlamalar olabilir… 2022 Ağustos ayındaki yazımı okuyabilirsiniz.

Son zamanlarda bu fiyatlar 100$’a çıkacak gibi sayfa sayfa yazanlar neye dayanarak acaba fiyat belirlediler? Petrol’de fiyatları oynatan birkaç önemli faktör vardır; üretim yapan ülkelerin bireysel ve OPEC politikaları, genel arz-talep ve doların değer oynamaları gibi. Kimse bir rakam verip oraya çıkacak diyemez, eğer ki kendiniz o fiyatı belirlemiyorsanız. Peki 100’e gelirse sonra ne olacak niye yazmıyorlar? Bu tip rakam belirtilen durumlarda hangi ürün olursa olsun, daha dikkatli incelerim çünkü beklentim o rakama ulaşmadan piyasanın dönmesi olur.

Teknik açıdan basit bir trend analizi ekleyip yorum yapabiliriz.

 

Yukarıda son 2 senelik fiyat oynamalarını gösteren Brent petrol günlük mum grafiği görülüyor.

Pandemideki dip sonrası toparlanma süreci, Rusya/Ukrayna krizi ile oluşan ani çıkış, akabinde global ekonomik durgunlukla beraber yumuşama. Son haftalardaki 100$’a doğru söylentisi bölümüne bakacak olursak 97.50’den bir dönüş ve henüz yeni 89’daki desteğin kırılması söz konusu. Bu tip durumlarda yeni bir trend beklentisi oluşur. Daha geniş bir döneme bakınca eliptik bir formasyon görülüyor. İkisini birleştirince oval desteğin üzerinde bir seyir beklentisi Nisan 2024’e kadar sürebilir. Bu süreçte rakam telaffuz etmek kolay olmayacaktır ama trende göre dileyenler hür iradeleriyle kararlar verebilirler. Tabii temel faktörler unutulmamalı, ciddi bir politika değişikliği, bir gerginlik veya savaş bu tip analizlerde anlık gayrimuntazam çizgiler oluşturabilir.

Peki temel değerlendirme yapacak olursak, ne olabilir petrol talebine ve fiyatlarına önümüzdeki aylarda ve yıllarda?

Elektrikli araç üretiminin artması, bu sektörlerde benzin ve dizel tüketimi düşüyor şeklinde yorumlanabilir, piyasadaki elektrikli araç oranının daha hızlı artması da muhtemel bir durumdur. Bu durumda bu iki petrol rafinasyon ürününde talebin düşmesi muhtemeldir.

Peki petrol sadece bu iki ürün için mi rafine ediliyor?… Hayır.

Uçak yakıtı için kerosen ve nafta üretimi mevcut ve tahmin edebilirsiniz ki çok ciddi tüketim miktarları var. Uçak teknolojisinde bu ürünlerin yerine koyulabilecek bir teknoloji var mı, mesela elektrikli uçak düşünebiliyor musunuz hem bataryaların oluşturacağı ağırlıkla, hem de enerji yeterli olur mu 1 saatlik uçuş için bile? Petrokimyasal yan ürünlerden bahsedecek olursak liste uzayıp gider, o kadar çok hayatımızın farklı noktalarına bu madde işlemiş ki. Plastik, köpük ve boya gibi ürünlerde petrol bazlı maddeler yerine ne koyulabilir? Uzun lafın kısası, petrol rafinasyonu daha çok uzun yıllar devam eder gibi duruyor, çıkan ürünlerde fiyatlar arz-talebe göre oynamaya devam eder. Araçlar yerine benzin ve dizel tüketimi hangi sektörlere kayabilir bilemeyiz henüz ama çözüm aranacağı malumdur; distilasyon usulü rafinasyonda özellikle %40-45 oranlarında çıkan benzinin gideceği yerler önem kazanacaktır.

Halkımızı ilgilendiren pompadaki benzin ve dizel fiyatlarıdır nitekim sadece araç depolarını doldurmakla kalmıyoruz aynı zamanda ticaretteki bütün lojistik maliyetlerini etkilemektedir. Bu fiyatları sadece petrolün borsa değeri etkilemiyor. Tüketilen petrolün %5-6’sı yerli kaynaklardan geliyorken diğer fiyat etkenleri değişebilen ithalattaki gümrük vergisi, KDV, ÖTV ve elbette ki Türk Lirasının Amerikan Dolarına karşı olan değeri. Petrol dünya borsalarında US$ ile fiyatlandırıldığından dolayı kurlardaki oynamalar Türk Lirası fiyata direkt etki yapmaktadır. Bazı durumlarda petrol fiyatı ile pompa fiyatında ters ilişki bile yaşanabilir, mesela kurlar çok artarsa, aynı zamanda az oranda düşen bir petrol fiyatı durumunda bile pompa fiyatı artabilir.

Petrol yüzyılı aşkın bir süredir dünyanın belki de en stratejik ham maddesi konumundadır. Üretici ve ihracatçıların ciddi ekonomik kazançları olup zengin ülke kategorisine girebiliyorlar, belki politik sebeplerden dolayı Venezuela’yı ayrı tutmak gerekebilir. Bu ürün yüzünden kavgaların ve savaşların çıktığı her zaman konuşulmuştur ve filmlere de konu olmuştur. Hepimize yetecek kadar petrol var halbuki, her ülkede yeteri kadar çıksa eşit paylaşılabilse ne hoş olurdu, ancak coğrafya bir kaderdir dedirtiyor.

Son olarak, petrolün rengi siyah değildir, öyle görünebilir. İçindeki kükürt ve diğer kimyasalların oranına göre çok koyu lacivert veya çok koyu yeşile bürünebilir. Yani hayatımızı bu kadar da karartmayalım, her şeyde bir renk vardır.

Fabrizio Casaretto

[email protected]

Yazılarım yatırım tavsiyesi içermez.


Güncel haberler için bizi takipte kalmayı unutmayın!

Yorum yapın