FÖŞ-ANALİZ:  Seçmene para dağıtmak fayda etmedi, Şubat ayında ekonomik faaliyet yavaşladı

Merhabalar,

Çok zorlu geçeceği belli olan yerel seçimlerde büyük kentleri geri almak isteyen Erdoğan, kesenin ağzını açtı. Asgari ücret ve kamu çalışanlarına yüksek dozda zamdan sonra emeklilerin Bayram ikramiyeleri de yükseltildi. Buna karşın, Şubat ayında açıklanan veriler ekonominin yükselen bütçe harcamalarından destek alamadığını gösteriyor.

Tarihte hiç bir ay her yayınlanan veri aynı yönde hareket etmez. Şubat ayında ISO  ve S&P Global PMI’ın 8 ay sonra 50 sınırının üstüne taşarak, imalat sanayinde daralmanın bittiğini müjdelemesi de ayın iyimser sürprizi oldu. Velakin, imalat sanayi PMI’ın ileriye dönük en önemli kalemi olan siparişlerde  daralma  yavaşlasa da sürüyor:

“Yeni siparişler azalmaya devam etse de Şubat’taki düşüş, sekiz aydır süren yavaşlama döneminin en hafif düzeyinde gerçekleşti. Benzer şekilde, yeni ihracat siparişlerindeki  gerileme hız kesti”.

Üstelik, imalat sanayinde hareketlenmenin fiyatlar cephesinde ağır  bedeli oldu:  “Nihai ürün fiyatlarında son altı ayın en hızlı artışı gerçekleşti”.

Ekonomi basını çok nadiren yer verse de, MUSIAD bünyesinde derlenen SAMEKS anketi imalat sanayi yanında hizmetleri de kapsadığı için ekonomik faaliyetin yönü hakkında daha kapsayıcı bilgi içeriyor:

“Şubat ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 0,7 puan ivme kaybetti ve 50,6 puanla referans değerin hemen üzerinde gerçekleşti.

Söz konusu gelişmede Sanayi Sektörü SAMEKS Endeksinin önceki aya göre 4,3 puan azalarak 49,9 puana gerilemesi etkili oldu. Hizmet Sektörü SAMEKS Endeksi ise önceki aya göre 0,1 puan artış kaydetmiş, buna karşın 49,7 seviyesinde gerçekleşerek bu dönemde de referans değerin altında kaldı”.  Hizmetler sektöründe faaliyetin gevşemesi de bütçe harcamalarının iç talebe destek veremediğinin bir delili olarak altı çizilmeye değer.

 

TUIK’in aylık bazda yayınladığı 5 güven anketinin ağırlıklı ortalaması olan Ekonomik Güven Endeksi (EGE) de oldukça geniş kapsamlı bir gösterge. Üstelik, ekonominin hem arz hem de talep tarafını biraraya getirdiği için faaliyet hakkında daha detaylı bilgi içeriyor. Aşağıdaki grafikte görüleceği üzere, EGE aylık bazda 0.4 gerileyerek, “kötümserlik” sınırı olan 100’ün hemen altında, 99 değerini aldı.

BloombergHT’nin TUIK verilerine nazaran daha güncel olan Şubat Tüketici Güven Endeksi de geriledi:

Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,28 oranında gerileyerek 66,19 değerini aldı. Endekste Aralık ayından sonra başlayan düşüşün Şubat ayında da devam ettiğini izliyoruz.

Endeksin detaylarına bakıldığında, tüketicinin hem mevcut durum algısında hem de geleceğe ilişkin beklentilerinde gerileme izlendi.

 

Ücret zamlarına rağmen artan hayat pahalılığı, iç talep belli bir gücü gösterse de ekonomik aktivitede ortaya çıkan zorlanmalar, istihdamda kayıp beklentileri ve yaklaşan yerel seçimlerin getirdiği kısmi belirsizlik düşüşün nedenleri arasında görünüyor.

 

Ekonomi faaliyetin en önemli öncü göstergelerinden biri de kredi hacmi. Aşağıdaki tablodan görüleceği üzere, 23 Şubat’ta biten haftada krediler haftalık %1.3 yükseliş sergilerken, alınan önlemlere rağmen  tüketici kredilerinin önünün kesilemediği göze çarptı. Öte yanda, ekonominin arz tarafındaki hareketleri ölçen ticari kerdiler yavaş büyüyerek,  olası talep artışlarının enflasyonist  şekil kazanacağını düşündürüyor.

 

Krediler haftalık bazda oldukça yüksek oynaklık sergiliyor. Bu yüzden kredi trendini 13 haftalık hareketli ortalama göstergesi ile izliyoruz. Aşağıdaki grafikten görüleceği üzere, bu veride ciddi bir hareketlenmeye işaret etmiyor.

Ekonomiye güven niye düşük?

Yerel seçimlerin ekonomik göstergeler bağlamında önemi olmadığını iddia etmek mantıksız. Seçimden sonra Mehmet Şimşek’in yönettiği Ekonomik İstikrar Programı’nda (EİP) önemli revizyonlar yapılacak. Bunlar programın daha hızlı etki  vermesini sağlamak yönünde olabilecekken, AKP tabanı ve işdünyasından yükselen homurtular, EİP’in sulandırılması sonucunu da doğurabilir. Şubat’ta arz tarafını saran belirsizliğin en önemli nedeni de EİP’nın akibetinin muğlak olması.

Tüketici ise seçimden sonra tüketici kredileri ve kredi kartı harcamalarında yeni kısıtlama duyumlarının etkisiyle moralsiz olabilir. BloombergHT tüketici güven anketinin bulgularını tekrarlayalım:

“Ücret zamlarına rağmen artan hayat pahalılığı, iç talep belli bir gücü gösterse de ekonomik aktivitede ortaya çıkan zorlanmalar, istihdamda kayıp beklentileri ve yaklaşan yerel seçimlerin getirdiği kısmi belirsizlik düşüşün nedenleri arasında görünüyor”.

En son olarak, yılbaşında verilen yüksek zamlara karşın hayat pahalılığı satın alma gücünü aşındırarak mali teşviğin ekonomik faaliyete yansımasını engelleyebilir. Nitekim, İstanbul’da Şubat’ta perakende fiyatlar aylık %4,07, yıllık bazda ise %76,58 artış kaydetti.

“İstanbul Ticaret Odası’ndan yapılan açıklamaya göre, 2024 Şubat ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre % 4,07, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise % 4,64 oranında arttı”.

 

FÖŞ yazdı.

 


Güncel haberler için bizi takipte kalmayı unutmayın!

Yorum yapın