Yağız Kutay Yazdı: “Futbol Takımlarımız Satılacak mı?”

Merhabalar,

Suudi Arabistan’daki skandalı perşembe gününden beri tartışıyor kamuoyu. Gerçek vatanseverler konuyla alakalı hakkaniyetli yorumlarını yaptılar. Sessiz kalan her paydaşı kendi vicdanıyla baş başa bırakıyorum.

DOĞRU SORU “NİYE GİDİLDİ”

Maç neden oynanmadı sorusundan daha önemli bir şey varsa Arabistan’a niye gidildi. Bu sorunun cevabının para olarak nitelendirilmesi çok doğal ancak bir maç için kulüplere verilecek 100 milyon TL veya 10 yılın sonunda 50 milyon dolar TFF’nin cebine koyacağı para olarak bakmak ahmaklık olur.

4 BÜYÜKLERİN BORÇ BATAĞINDA

31 Ağustos 2023 itibarıyla Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un toplam borcu 29,93 milyar lira. Bu büyük borç miktarları, kulüplerin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehlikeye atıyor. Zira kulüplerin alacakları borçlarının yarısı bile etmiyor.

Özellikle, önemli bir gelir kaynağı olan Şampiyonlar Ligi’ne katılımın getirdiği gelir dikkate alındığında durum daha da vahim hale geliyor. Bir Türk takımının sadece katılım payı olarak 15,64 milyon avro, ortalama gelirinse yaklaşık 25 milyon avro olduğunu gösteriyor. Bu gelir, kulüplerin borçlarını azaltmak, finansal dengeyi korumak ve rekabeti sürdürebilmek adına hayati önem taşıyor.

YAYINCI KURULUŞSUZ

En büyük gelir kapısından birisi de yayın ihalesi. Geçmişte döviz bazından yapılan ihaleler artık lirayla. Kur riskinin olduğu bu dönemde kulüplerin gelirlerinin önemli kısmının lira, giderlerinin de döviz olması uluslararası rekabeti kısıtlıyor. Bu sezon UEFA ülke puanı sıralamasında, Avrupa’nın önde gelen 10 ligi arasında ulusal televizyon yayın gelirleri için ortalamalar 587 milyon avro iken, Süper Lig bu rakamı 84 milyon avro ile geride bırakarak diğer liglere göre 7 kat daha az gelir elde etti. Son yayın ihalesine göre gelir kaynaklarının budanması, Türk kulüplerinin sürdürülebilirlikleri açısından büyük bir tehdit oluşturabilir.

Sahadan takımlarını çekenler, patates tarlası gibi sahası olan kulüpler, bu ligi bitirmeyizciler veya Halil Umut Meler skandalı gibi futbolun asıl odağının dışına çıkan konuları da hesaba katınca bu lig kendini izletmemek için elinden geleni yapıyor. Her sene rekor zarar açıklayan, transfer tahtaları kapanan kulüplerimiz de cabası.

İKİ YOL

Bu lige katma değer sağlamak zaruri hale gelmiştir. Aksi halde izlenmeyen bir ligin dışında ekonomik olarak devletin eline bakan, UEFA organizasyonları sayesinde nefes almaktan başka yolumuz kalmaz. (Avrupa Süper Ligi projesi konuşulduğu gerçekleşirse tümden yanarız) Ali Koç geldiği günden beri Benfica örneğini veriyor mesela. Gazeteci İsmail Şayan’a göre geçen sezon Benfica, 195,8 milyon avro faaliyet geliri elde ederek sadece 1,8 milyon avro kâr açıklayabildi. Oyuncu satışlarından 63,7 milyon avro kâr elde etti. Fenerbahçe oyuncu satışı noktasında diğerlerine kıyasla daha iyi durumda olmasına rağmen bu transfer sezonunu 1 milyon zararla tamamladı. Kısaca kulüplerimizin düzlüğe çıkması için ihracatçı kulüp olabilmek kurtuluş için 1.yol. Meşakatli ve emek isteyen bir yol. Diğer bir yol da kulüplerin satışı.

GÖZLER ARAP SERMAYESİNDE

2015 yılında 3 büyüklerin Katarlılara satılacağı gündem oldu. Ancak o dönem siyasi ve ekonomik konjonktürden dolayı şartlar olgunlaşmamıştı. Şimdi durum farklı. Son beş yılda yayın ihalesi çok daha düşükten gidiyor. Transfer futbol için yapılmıyor, futbol transfer için oynanıyor. İnanılmaz maliyetli çilekler, Avrupa başarısı için yeterli olmuyor, özellikle üç büyükler devlet desteğiyle sürekli borç öteleyerek günü kurtarmaya çalışıyor. İşte bu durumu göz önünde bulundurduğumuzda on yıl boyunca Süper kupa finalinin Suudi Arabistan’da oynanacak olması daha anlamlı oluyor.

ÖNCE İBB, SONRA BAŞAKŞEHİR ŞİMDİ NE?

Manchester City bir Suudi projesi olarak on yıl önce alınmıştı. Mayıs 2023 itibariyle kazanabilecek bütün kupaları kazandı. Manchester City’nin sahibi olan City Football Group, Manchester City’nin yanı sıra ABD’de New York City, Avustralya’da Melbourne City, Japonya’da Yokohama F. Marinos, Uruguay’da Atletico Torque, İspanya’da Girona, Fransa’da Troyes, Çin’de Sichuan Jiuniu, Hindistan’da Mumbai City ve Belçika’da Lommel takımlarının sahibi. Şimdi de Başakşehir’in satışı yüksek sesle dillendirilmeye başlandı.

VİZYON 2030

Suudi atılımı kıta dışında değil sadece. Suudi Pro Ligi, yaz transfer sezonunda yabancı 900 milyon doları aşkın harcama yaparak İngiltere Ligi’nin ardından en fazla harcama yapan ikinci lig oldu.

Suudi Pro Ligi’nin operasyon direktörü Carlo Nohra, bu durumun geçici bir harcama olmadığını vurgulayarak şunları ifade etti: “Destek almayı, hedeflerimize ulaşana kadar sürdüreceğiz. Ancak kendi mali büyümemizi sağlayarak, tamamen devlet sermayesine bağlı olmadan kendi ticari değerimizi oluşturmak önemli. Vizyon 2030 çerçevesinde, Suudi halkına eğlence fırsatları sunmayı amaçlıyoruz ve aynı zamanda yerel yetenekleri geliştirerek uzun vadede Suudi Pro Ligi’nin seviyesini yükseltmeyi hedefliyoruz.”

Sadece petrol ile anılmak istemeyen Suudi yönetimi yumuşak güçlerden futbola uzun vadeli yatırım peşinde.

TÜRK SERMAYESİ Mİ ARAP SERMAYESİ Mİ?

Türkiye’deki futbol paydaşları ve siyasiler futbol takımlarının ekonomilerinin sürdürülebilir olmadığını farkındalar. Dolayısıyla kulüplerin satılmasını kaçınılmaz olarak görüyorlar. Bu yüzden Koç, Sabancı gibi yerli zenginlerin yanı sıra Suudi Arabistan ile yapılacak futbol partnerlerliğinin sonunu kulüplerimizi iyi rakamdan elden çıkarma ile sonlanacağını ümit ediyorlar. Arabaların sergilendiği showroomların bir başka versiyonuna şahitlik ediyoruz.

Kulüplerimiz satış için görücüye mi çıkarılmak istendi? Kanun değişecek, kulüpler satılması mümkün hale gelecek.

Yağız Kutay Işık

 


İLGİLİ HABERYağız Kutay yazdı: Yağız Kutay yazdı: “Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz”

İLGİLİ HABERYağız Kutay Yazdı: Yağız Kutay Yazdı: “Zincirleri Kırdık”

İLGİLİ HABERYağız Kutay Yazdı: Yağız Kutay Yazdı: “KKM’den Çıkış…”

İLGİLİ HABERYağız Kutay Yazdı: Yağız Kutay Yazdı: “Turizm ve Dış Açık”


Güncel haberler için bizi takipte kalmayı unutmayın!

Yorum yapın